Ekleyen: Tarih: 2015-12-12

5.00 avg. rating (91% score) - 1 vote

Japonlar’ın çay seremonisini duymuşsunuzdur, hani uzak doğu filmlerinde küçük bir yer masasının başında iki kişi olur, masada sadece kulpsuz 2 adet fincan ve demlik (tabi biz buna demlik diyoruz 😀 ) bulunur. Çay büyük bir özenle konulur ve karşıdaki kişiye ikram edilir sonra selamlamalar falan.

[foogallery id=”2930″]

Ben hep düşünürdüm ” Ya altüstü bi bardak çay, sanki ne yani bu özen bu ehemmiyet” diye. Meğerse bu bir çay seremonisiymiş ve buraya gelene kadar da uzuca bir çay için hazırlık aşaması varmış.  İşte bu seremoni sırasında hazırlanan çay, matcha (maça) çayı.

Bu çay yeşil çayın saf hali ve  Gyokuro cinsi bir çayın yapraklarından elde edilirmiş. “Saf hali derken?” diyenleriniz için şöyle anlatayım. Çay yaprakları toplanmadan önce bir süre gölgede bırakılırmış ki salgıladığı klorofil miktarı ve buna bağlı olarak antioksidan oranı daha da artarmış. Çay yaprakları toplandıktan sonra (sapını falan ayırıp) bir el değirmeniyle toz haline getirilirmiş. Yapraklar toz halinde olduğu için yeşil çayda olduğu gibi yaprakları demlemeyip direk bu tozu çay olarak içiyorsunuz. Yani bir yeşil çayda elde ettiğiniz ne kadar yararlı şey varsa kat kat daha fazlasını elde ediyorsunuz.

[foogallery id=”2933″]

Çay serenomisinde matcha çayı aynı zamanda Japon Budizmi’nin dinginliğinin ve arınmanın da parçalarını içerir. Çünkü çay hazırlama ve sunma aşamasında özenle hazırlanma ve konsantrasyon meditasyonun bir parçası, çayın içimi esnasında arınma ve doğanın saf enerjisini alma ise vücudun arınması ile ilgili olduğu söylenir. Bu nedenle çay yüzyıllardan günümüze Japonlar’ın bir seremonisi haline gelmiş. Bu kadarını yapamasakta yani hazırlanma, sunum vs durumları size sıkıcı gelse de vücudun arınması kısmına kesinlikle katılıyorum. Zira Çin ve Japon tıbbında kullanıldığı söylenmektedir. Zaten matcha çayı gerçekten vücudunuzu arındıracak kadar antioksidan ve vitaminlere sahip zengin bir çaydır.

Matcha çayı toz şeklindeolduğu için sadece çay olarak değil farklı yemekelerde de deneyebilirmişsiniz. Ben de bunu son zamanlarda sosyal medyada bolca gördüm. Mesela kek, kurabiye, pastalarda ya da latte milk shake, dondurma gibi deiğiş alanlarda da kullanabilirsiniz.

[foogallery id=”2937″]

Tabi bu şekilde kullanmak için Gotcha Matcha olan çeşidini denemeniz gerekiyor. ” Tamam matchayı anladık ama Gotcha Matcha nereden çıktı?” derseniz şuradan;

Matcha çayının kullanım alanına göre kendi içinde 3 çeşidi bulunmaktaymış:
* Morning Matcha; çayı yeni kullanmaya başlayanların alışma ya da geçiş aşaması diyebiliriz. İçimi yumuşak.
* Kama Matcha; çayın hası 😀 Evet ama hası çünkü seremoni eşliğinde kullanmak isteyenler için hazırlanan bu çeşit tat ve aroma olarak en yoğun ve en orjinal kıvamda.
* Gotcha Matcha; işte bu yukarıda da bahsettiğimiz gibi diğer yiyeceklerin içine katmak için üretilen bir çeşit.

Gelelim çayın içindeki zenginliklere. Efendim sıralıyorum şöyle ki;
– Kan şekerini düzenlediği
– Toksin atıcı özelliğe sahip olduğu
– Yağ yakımı sağladığı
– Kolestrolü düşürdüğü
Bağışıklık sistemini ise güçlendirdiği
Sayılan özellikler arasında. Tabi öyle bir kere içmekle olmuyor, düzenli olarak tüketirseniz bu faydalarından yararlanabileceğinizi özellikle belirtmişler.

Matcha çayı ile ilgili benden bu kadar 😉

giphy, cat, gif, keyboard, kedi, klavye

 

Konuyla ilgili yorumlar

E-mail adresiniz hiç kimseyle paylaşılmaz. Doldurulması gerekli kısımlar * ile işaretlenmiştir.

*